BiPosts

Okuyucunun Yön Verdiği Adres

Her Girişimcinin Ustalaşması Gereken 5 Sosyal Beceri

sosyal beceri

Sosyal beceriler ve özellikle de etkili iletişim yeteneği girişimciler için olmazsa olmazdır. Peki siz ne durumdasınız?

Birçoğumuza asla doğru dinleme, kendini doğru ifade etme, kişisel veya profesyonel reddetme ile nasıl başa çıkılacağı, hatta bir grubun önünde konuşmak üzereyken hissettiğimiz endişeli düşünceleri nasıl susturacağımız öğretilmez . 

Günümüzde, bu sosyal beceriler her zamankinden daha kritik. Hangi sosyal becerilerinizi geliştireceğinizi bilmiyorsanız beceri listemize göz atabilirsiniz.

1) Endişenizi heyecana çevirin

heyecan

Harvard Üniversitesi’nde yönetici ve öğretim görevlisi olan Dr. Amy Cuddy, bu fenomeni New York Times’ın en çok satan kitabı Presence’de yazdı. 

“Yaşadığımız duyguların anlamını (kendimizi endişeden heyecana sürükleyerek) baskı altında başarılı olmak için ihtiyaç duyduğumuz bilişsel ve fizyolojik kaynakları kullanarak psikolojik yönelimimizi değiştiriyoruz. Sahne korkumuzu etkin bir şekilde sahne varlığına dönüştürüyoruz. ”

Dr. Amy Cuddy

Bu yüzden, bir dahaki sefere konuşmanızı yapmadan önce endişeli hissediyorsanız, kendinizi dürtün ve endişenizi heyecan olarak yeniden şekillendirmeyi deneyin.

2) Sosyal becerilerinizi geliştirmek için dinlemeyi öğrenin

wL FmU1V7mw

Sosyal becerilerden belki de en önemlisi olan dinlemenin ne demek olduğunu bildiğimizi düşünüyoruz. Ani haberler aldığımızda konuyu anlamak için sorular soruyoruz. Gözlerimizi ve bedenlerimizi konuşan kişiye çevirerek dikkat dağıtıcı şeylerden uzaklaştırıyoruz. Dikkatimizi tamamen ve hiç bölünmeden konuşan kişiye veriyoruz. Ama bazen tüm bunları yaparken aslında dinlemiyor, bunları yapıyoruz:

  • Karşıdakiyle tartışmak veya söylediklerine katılmamak
  • Kıyaslamak
  • Bir karakter kusuru bulmaya çalışmak
  • Bir sonraki cevabınızı düşünmek
  • Yalnızca duymak istediklerinizi filtrelemek veya dinlemek

Tüm bu dinleme şekilleriyle ilgili sorun, konuşmacı veya dinleyici için hiç bir yararı olmamasıdır. Bu durum, sosyal becerileri kullanmaktan ziyade iletişimsizlik sahnesinin nasıl ayarlandığıdır. Dinliyor gibi yaparken bunun farkında olun, böylece düzeltebilir ve zihninizi yeniden odaklayabilirsiniz.

3) İç düşüncelerinizi netleştirin

depositphotos 235010410 stock illustration mess mind bad thinking concept

Nobel ödüllü Yazar George Bernard Shaw, “İletişimdeki tek büyük sorunun gerçekleştiği yanılsamadır” diyor. Liderler ve girişimciler için uygun etkili iletişim kurma yeteneği; sosyal becerilerin diğerlerinden ve hatta belirsizlik dönemlerinde daha da önemlidir. İşlevsiz liderlik ekipleri parçalanmış ve yanlış hizalanmış bırakırken, herkesi bir arada tutan şey budur .

Doğru iletişim kurduğunuzdan nasıl emin olacağınız aşağıda açıklanmıştır:

  • Düşünceleriniz ve duygularınız hakkında, doğrudan ve açık olun.
  • Olumsuz (veya olumlu) geribildirimlerinizi vermeyi unutmayın.
  • İşitilmeye, provoke etmemeye, diğer düşüncelere de kulak vermeye çabalayın.
  • Karışık mesajlar göndermeyin; kelimelerinizi ve ses tonunuzu doğru şekilde ayarlayın.
  • Gerçekler ve olay hakkındaki duygularınızı ayırt etmeyi öğrenin.

4) Neyi nasıl söylediğinize odaklanın

criticize

İletişimin sadece %7’sinin sözlü olduğunu biliyor muydunuz? Bu arada, %38’i seslendirme, artikülasyon, ses perdesi ve ton gibi alanlarda iç içe geçmiş durumdadır. Yani iletişim sözlü şekilde kendinizi ifade etmekten ziyade tonlamanızı doğru ayarlamanıza önem verir. Doğru tonlamayı yakalamak sıradan konuşmanızı bir büyüye dönüştürebilir.

Tonlamanızı ayarlamak için aşağıdaki yöntemleri deneyebilirsiniz:

  • Kendinize ve burada olmayı hak ettiğinize inanın.
  • Göğsünüzden veya boğazınızdan değil, diyaframınızdan nefes alıp verin.
  • Ağız arasından mırıldanarak konuşmayın. Vücudunuzu ve ağzınızı rahatça açın.
  • Dik ve sabit durarak konuşmaya odaklanın.
  • Konuşmanıza vurgu eklemek için ellerinizi ve mimiklerinizi kullanmaktan kaçınmayın.

5) Daha yavaş konuşun ve sessiz kalmanız gerektiği zamanları bilin

58a321272800002300998cc1

1798’den 1804’e kadar Deniz Piyadeleri’nin ikinci Komutanı William S. Burroughs, “Sessizliğin sadece zorunlu olarak konuşan insanlar için korkutucu olduğunu” söyledi. Yine de çoğu insan sessizlikten korkar. Sessizlikten korkmak yerine, onu kucaklayın ve kendinizi ileri taşımak için kullanın.

İlk ipucunda bulunan kaygıyı heyecan olarak yeniden şekillendirmek gibi, adımlarınızı sessizce atmaya çalışın. Ayrıca aşağıdakileri unutmayın:

  • Hızlı konuşmak sizi endişeli ve heyecanlı gibi gösterebilir ve bu durum mesajınızın önüne geçer.
  • Sessizliği zaman yaratmak için kullanın, düşüncelerinizi toplayın ve konuşmaya devam edin.
  • Dinlemek, açıklayıcı sorular sormak ve kavramanızı artırmak için zaman ayırın.

Özetlemek gerekirse, bir konuşma yapmadan önce endişeli veya gergin olmak sorun değildir. Konuşacağınız konuyu önemsemeseniz, böyle hissetmezdiniz. Ancak bu kaygıyı heyecan ve daha güçlü olma fırsatına dönüştürebilirsiniz.

Diğer konuşmacıları dikkatle dinleyerek kendinize meydan okuyun, böylece gerçekler ve duygularınız hakkındaki farkı netleştirebilirsiniz ve asla dinlemeyip yalnızca konuşan insanların yeni şeyler öğrenmeyeceğini unutmayın. Bundan sonra konuşma zamanınız geldiğinde; sabit durun, ellerinizi ve mimiklerinizi kullanın, zihninize odaklanarak daha yavaş ve net bir şekilde konuşmayı deneyin.

Gerekirse önceden konuşmanıza hazırlanın ve denemeler yaparak etkiyi en üst düzeye çıkarmak için söylediklerinize ve söyleme şeklinize eşit şekilde olarak odaklanmaya çalışın.

Kaynak

Kurucu Ortak | BiPosts

Girişimcilik, motivasyon, sanat ve kişisel gelişim konularında okuduklarımı sizlere de aktarmaya çalışıyorum.

Konular